Diğer Yazılar

Hafif adımlarla yürüyebilmek…

Hafif adımlarla yürüyebilmek…

... zordur. Değil midir? Kendini hafif hissetmen gerekmez mi önce? Belli bir hafifliği taşıman lazım değil mi ki, her türlü ağırlığı nötürleyesin. Öyle bir hafiflik yüklenmelisin ki, ağırlıkları da kaldırsın havaya seninle birlikte. Uçman değil, sadece yürümen için eğilip bükülmeden, […]
 Devamını gör

Güle güle, sevgili İsmet Hanım…

Güle güle, sevgili İsmet Hanım…

Sevgili İsmet Hanım, Merhaba, Sesinizi son duyduğumda bana muzırlık yapıp, bir daha hasta olmayacağınıza söz vermiştiniz. Ben size hasta olmayın dedim, siz öldünüz. Hiç yakışmadı, hiç. Sizin gibi pırıltılı bir bellek, hayatın içindeki bir gerçeklik; o hayata bütünüyle sahip çıkan, […]
 Devamını gör

Gülmecenin Prensi…

Gülmecenin Prensi…

Muzaffer İzgü, biz yazarların yaşadığımız yerlere borcu var, onları yazdığımız hikâyelere katmalıyız, demişti. Kitapçı dükkânım Masalcı’da çocuklarla söyleşmiş, sonrasında onları kapıya kadar geçirmiş, hepsini tek tek öperek uğurlamıştı. Ardından bir çay içimlik sohbete koyulmuştuk. İşte o sohbet sırasında böyle demişti […]
 Devamını gör

Buradaydık… ve şimdi de buradayız

Hobbit' in izlenme rekorları kırdığı şu günlerde, görmüş olalım olmayalım, ofisimizde en çok konuşulan konulardan biri, bu uzun zamandır beklenen üçlemenin ilk filminin nasıl olduğu, beklentileri ne kadar doyurduğuydu –hemen belirtelim, aramızda bunun bir üçleme olduğundan bihaber olup, “Aa, bugün Cuma!” […]
 Devamını gör

Çocukluğumuz hepimizin değişmez anayurdu, ne yaşta olursak olalım!

Çocukluğumuz hepimizin değişmez anayurdu, ne yaşta olursak olalım!

Bilen bilir, yurtdışında kitap fuarı denince, bizdeki gibi kitap satılan sergenler değil, yayıncıların ve ajansların kitaplarının teliflerini pazarladıkları “ofis stantlar” söz konusudur. Ve her yıl yurtdışı kitap fuarlarını cazip kılan sorular da şunlar olur genelde: Yayıncılık dünyada ne yöne rota kırdı, kırıyor ya […]
 Devamını gör

Çocuğa “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” Denebilir mi?

Çocuğa “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” Denebilir mi?

Kurucularından da olduğu Penguen dergisindeki Lombak köşesini izlediğimiz karikatürcü Bahadır Baruter’in ilginç sergisinin başlığı şuydu: Senin Ailen Bir Yalan Yavrum. Çok konuşuldu, yazıldı. Baruter, “aile” kavramının, zorunluluklar, zorakilikler, sahtecilikler üzerine kurulu bir yanılsama olduğunu yansıtmak istemişti. Başarmıştı. İşkence altındaymışçasına şaşkın, acı ve kederle […]
 Devamını gör

Scroll to Top
Scroll to Top