<span class="vcard">Günışığı Kitaplığı</span>
Oyun ve öykü yazarı, belgesel film yönetmeni ve karikatürist Behiç Ak’ın geniş veriminin önemli bir ayağını hiç kuşkusuz, çocuklara yazıp çizdiği kitaplar oluşturur. Onun toplum karşısında, politikalar karşısında, dünya karşısında mizahla ifade bulan dik duruşu, çocuk kitaplarında çocuksu bir yalınlıkla […]
Devamını gör
Bilen bilir, yurtdışında kitap fuarı denince, bizdeki gibi kitap satılan sergenler değil, yayıncıların ve ajansların kitaplarının teliflerini pazarladıkları “ofis stantlar” söz konusudur. Ve her yıl yurtdışı kitap fuarlarını cazip kılan sorular da şunlar olur genelde: Yayıncılık dünyada ne yöne rota kırdı, kırıyor ya […]
Devamını gör
Kurucularından da olduğu Penguen dergisindeki Lombak köşesini izlediğimiz karikatürcü Bahadır Baruter’in ilginç sergisinin başlığı şuydu: Senin Ailen Bir Yalan Yavrum. Çok konuşuldu, yazıldı. Baruter, “aile” kavramının, zorunluluklar, zorakilikler, sahtecilikler üzerine kurulu bir yanılsama olduğunu yansıtmak istemişti. Başarmıştı. İşkence altındaymışçasına şaşkın, acı ve kederle […]
Devamını gör
Bir gecede soluksuz okunması, bir kitabı “acayip iyi” yapar mı acaba? Besbelli okurla buluşan bir niteliği var böyle bir kitabın. Okur “acayip iyi” bulmuş, sonuna ulaşmak, nasıl bağlanacak konu mutlaka bilmek okumak istemiş, başka türlü gözüne uyku girmemiş. Nedir bunu sağlayan? İçerik, yani […]
Devamını gör
Okuma sabrı rica ediyorum. Bu satırlar sıradan bir “çocuk kitabından” alıntı sayılabilir. Kız: “Anneciğim, doğum günü partim harikaydı, çok teşekkür ederim.” Anne: “Canım kızım benim, fikir babandan çıkmıştı, ona teşekkür etmelisin.” Baba: “Bir tanem İpek kızıma her şeyin en güzeli […]
Devamını gör
Onat Kutlar, “Çevirmen” adlı yazısında (Bahar İsyancıdır, YKY, 2011), aynı dili konuştukları halde birbirini anlamayan aile bireyleri ve konukları arasında “çeviri” yapan bir çocuğu anlatır: “Çevirmenlik, bilinen bir iştir (...) bir dilde yazılan ya da söyleneni bir başka dile aktarmaktır. […]
Devamını gör
Ergen misin, genç misin, yer misin, yemez misin! Ülkemizde gençlere reva görülenler hepimizin malumu. Oysa, büyük dil ustalarımızdan Nurullah Ataç 1957’de şöyle yazmıştı: “... Ben öyle gençlerden, ‘Böyle evlat dostlar başına!’ soyundan hiç hoşlanmam. Genç dedim mi, haşarı bir insan […]
Devamını gör
“Alt tarafı çocuk kitabı” diyenlere geçenlerde usta dilinden incelikli bir karşılık geldi. Türkçe’nin en önemli ustalarından Necati Tosuner, “Benim birinci ölçütüm çocuğu adam yerine koymaktır. Çocuk verdiğini alır,” dedi. Geçtiğimiz haftalarda Ümran Avcı’nın sorularını yanıtlayan Tosuner’in en önemli sözü şuydu: […]
Devamını gör
Açık açık söyleyelim, saklanacak yanı yok: Biz yetişkinler fantastikten fena halde tırsıyoruz. “Teknolojik açıdan ileri tüm toplumlar, az ya da çok, fantaziye karşı,” diyor Ursula K. Le Guin 1974’teki bir yazısında ve arkadaşından alıntı yapıyor: “Falan şehrin kütüphanesindeki çocuk kitapları […]
Devamını gör
Bilgiyle görgüyle donandıkça, yaşamın farklı sorumluluk alanlarında yuvarlanıp eskidikçe, nasıl da uzaklaşıyoruz çocukluğun güzelliklerinden, hayaller dünyasından. Hızlı bir olgunlaşma kaydediyoruz gerçekliğin dikenli yollarında, ama yine de çocuklar ne okumalı, gençler ne okumalı, biz karar vermekte sakınca görmüyoruz. Çok güvendiğimiz, düşünür […]
Devamını gör