Müren Beykan - Kitap Sevdası

Yeni yılda iyilik yağsın mavi mavi!

Geçenlerde Bursa Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Sevgi Soysal Sempozyumu büyük bir çoşkuyla gerçekleştirildi. Hazırlıkları bir yıldır aşamalar halinde süren bu şahane günde, yeni kuşakların Sevgi Soysal’la nasıl buluşturulduğunu izledim, etkilendim. Çeşitli kurslar ve toplantılarla, Soysal’in kitaplarını okuma, inceleme olanağı verilmiş gençler, hazine bulmuşçasına heyecan duymuş, edebiyatın yaşamı anlamlı kılan gücüyle donanmışlardı. Bizler de, çocuklarımızın olgunluğu elverdiğinde, usta yazarlarımızı onlara tanıtmak, kitaplarını kütüphanelerimizden çıkarıp dikkatlerini çekmek görevini önemseyebilsek.

Son yıllarda, yurt içinde ve dışında kitaplarıyla en çok konuşulan yazarlarımızdan Burhan Sönmez, sempozyumun kapanış konuşmasında şöyle dedi: “Erkek yazarlar olarak biz, Sevgi Soysal gibi yazarların yılmaz mücadelesi ve umutlu sesi sayesinde varız.” Erkek egemen kılınan bir dünyaya manifesto gibiydi sözleri. Salonu doldurmuş yüzlerce kadın ve erkeği etkiledi. Sevgi Soysal’ın mirasının, edebiyatımız kadar yaşamı ifade edişimizde de, bu topraklardaki toplumsal yaşamın şifa bulmasında da ne kadar etkili olduğunu/olacağını duyumsamak bambaşka duygulandırıcıydı.

Kızlarımızı, erkek çocuklarımızdan ayırmadan, aynı çoşku ve hevesle yetiştiriyoruz mutlaka. Ama topluma sinsice yayılmış yargılar, kabullenmeler var. Bunlarla yüzleşmek, hepsine kararlılıkla direnmek ve hem toplumsal barışın hem dünya barışının kadın ve erkeğin yaşamı omuz omuza yüklenmesiyle mümkün olduğunu sık sık tekrarlamak, ifade etmek zorundayız. Edebiyat da, her coğrafyada insan tarihine zararlı böcek misali büyük zarar vermiş cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele etmenin en nitelikli araçlarından biri sayılmalı.

Geçtiğimiz haziran ayında, çocuk ve gençlik edebiyatının büyük bir ustasına veda ettik: Christine Nöstlinger, okurlarına kucaklar dolusu kitap ve kalıplar dışında düşünme felsefesini emanet edip gidiverdi. Acılarla dolu Nazi yıllarında büyümüş bir yazardı. Her tür ayrımcılığa karşıydı, bizlere bu mikrobu yenme üzerinde düşünme fırsatı veren onlarca onlarca roman ve hikâye yazdı.

Nöstlinger’in Türkçe’de geniş bir koleksiyonuna sahip Günışığı Kitaplığı en son, ustanın “Franz” dizisinden dört kitabını (res. Erhard Dietl, çev. Mine Kazmaoğlu) yayımladı. Franz adlı küçük kahramanımız, hem okulda hem evde biri erkek, biri kız, iki yakın arkadaşıyla paylaşıyor günlerini. Franz ve Köpek Hikâyesi’nde büyük köpek korkusunu yenme fırsatı buluyor, Franz ve Dedektiflik Hikâyesi’nde çocukça bir aldanışın tanığı olmak zorunda kalıyor ve Franz ve Arkadaşlık Hikâyesi’nde arkadaşların yaşamlarımıza yeni renkler kattığını anlıyor. Franz ve Futbol Hikâyesi’ndeyse önyargıları zihninde de, gönlünde de altedip, bir kız takımına katılıyor ve onlarla erkekler takımına karşı maçlara çıkıyor. Özellikle bu kitabın ayrı bir yeri var dizi içinde. Belki bazılarımıza aykırı gelebilecek ama çok doğru, anlamlı bir duruşu işaret ediyor. Üstelik, bağırıp çağırmadan. Sevgi ve saygıyla.

Nöstlinger’in pek çok kitabında sevgiyi, saygıyı yücelten öyküler hepimize şifa veriyor. Fransız yazar Ingrid Chabbert’in sanatçı Raúl Nieto Guridi’yle yarattıkları Bir Damla Deniz adlı resimli öykücük de böyle bir örnek (çev. Damla Kellecioğlu, Uçan Balık). Küçük bir çocuğun büyükannesine denizi “getirmek” istemesi üzerine kurulmuş, sıcacık bir öykü bu. Bütün hayallerimizi gerçekleştirebilsek keşke. Kitabı birlikte okurken, çocuklarla konuşulacak, paylaşılacak pek çok anımız, öykümüz çıkacaktır, eminim.

Gülümsemek, eğlenmek için küçüklerle birlikte kitap okumanın üstüne çıkabilecek pek az şey var belki de. Şöyle bir kitap bulduksa, neler neler gelip geçebilir evde de okulda da çocuklarla aramızdan: Kedi Daha İyidir! Bak sen! Amerikalı yazar Linda Joy Singleton ile sanatçı Jorge Martin imzasını taşıyan bu resimli öykücük (çev.Özge Güneş Koçkaya, Mikado Yayınları), kendini beğenmiş kediciğin komik halleriyle dolu. Sokakları sevgiye muhtaç kedilerle, köpeklerle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Onların hepsini evlerimizde barındıramasak da, bu tür kitaplar yoluyla pekiştirebileceğimiz hayvan sevgisi, çocukların barınaklardaki hayvanlarla ilgilenmesini, onlara şevkat göstermesini sağlayabilir ki, sevginin havaya, suya, toprağa karışması demektir bu.

Yeni bir yıla girdik, sevgi umuduyla, beklentilerle, istek ve kararlarla… Şiirden güzel yoldaş olur mu! Usta şairimiz Haydar Ergülen’in Uykucu Şiirler kitabındaki “Su Uykusu” (Kırmızı Kedi Yayınları) adlı şiirinden alıntıyla merhaba diyelim yeni yıla, iyiliğe, güzelliğe… Su gibi şifalı, ferahlatıcı bir yıl dileyelim.

“Sular bizden akıllıdır”
 kim yazabilir bunu Dağlarca’dan başka?
 O su gibi şiir yazardı
 ve çocukların kalbine akardı
 … 

Uyurken görmelisiniz suları
 denizleri, gölleri, ırmakları, dereleri
 uyurken onlar derin derin
 dersiniz ki maviymiş rengi iyiliğin”

 

* Bu yazı, Happy Nest Bülteni’nin Ocak 2019 sayısında, Müren Beykan’ın Gönül Çelen adlı köşesinde yayımlanmıştır.

 

 

Facebook Instagram Twitter Youtube