Mine Soysal - Patikalardan

Yazın hep birlikte…

Odada Yalnız kitabım çıktığından beri coşkulu koşturmacalar, keyifli paylaşımlarla geçti günlerim. Sonra bir baktım, karşımda koskoca bir yaz mevsimi! Durmak yok; hemen süzülüverdim aralık kapısından… Karne telaşına asılı kalmış Haziran sıcakları, miskinliğe davet etmekte bütün yıl çalışıp didinenleri… Dilerim, işler olabildiğince, emek verebildiğimizce yolundadır. Tatlı bir rehavetle yaşamın yavaşlayacağı huzurlu bir yaz tatili hak edilmiştir.

Günışığı Kitaplığı tatille birlikte daha da hareketlendi. Çok sayıda kitabımız, okulların yaz okuma listelerinde yer aldığı için, deposu tükenenlerin tekrar baskıları yapılıyor. Bir yandan yıl içinde fırsat bulunamayan işlere el atılıyor, yeni projeler geliştiriliyor. Öte yandan Güz 2009 Kataloğu’muzun hazırlıkları son hızla ilerliyor. Yılın ikinci yarısında yayımlanacak yeni kitapların hazırlık çalışmaları da cabası…

Son aylarda peş peşe yayımladığımız yeni kitaplar tatil öncesinde çocuklarla gençlerle öyle etkili buluştu ki, çoğunun ikinci baskılarını yaptık. Ülkenin ağırlaşan ekonomik tablosuna karşın her zaman savunduğumuz gibi, nitelikli kitapların, doğru yaşa doğru hazırlanmış iyi kitapların başarılı olacağına inancımız pekişti. Yeni kitaplarımızın hepsi beni farklı nedenlerle heyecanlandırır. Ama bu dönemde yayımlananlar arasında biri var ki, beni hepsinden daha çok etkiliyor. Sevgili Behiç Ak‘ın Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı adlı resimli öykü kitabından söz ediyorum…

Kitap 1994’te yayımlandığında biz henüz Günışığı Kitaplığı yolculuğumuza çıkmamıştık. Bir gün kitapçıda görmüş, karıştırınca hayran olmuş, oracıkta okuyuvermiştim. Sokağa çıktığımda, elimdeki kitabın hâlâ aynı sayfasına bakıyordum. Öykünün geçtiği kıyı yerleşimine… Kitabın yeni baskısında, değerli editörü Müren Beykan‘ın kapağa taşımaya cesaret ettiği o mükemmel mimari dokuya… Ayrıntılarında bambaşka öykücüklerin, gülümseten nice hınzırlığın gizlendiği o resme…

Yetişkinin algısını kamçılamayan, yetişkini heyecana boğmayan bir kitabın çocuklar ya da gençler için bir şey ifade etmeyeceğinin ayırdına varmıştım o gün. O gün daha açık anlamıştım, yaratıcı bir zekânın özgün, biricik, farklı eseri olmadıkça bir kitabın yetişkinler, çocuklar, gençler ve diğer bütün yaş aralıklarındaki insanlar için önemi olamayacağını… Zamanı daraltmayı, daha çok çalışmayı ve yaşı ne olursa olsun insanların ellerine almaktan, okumaktan, bitirmekten zevk alacakları zekice kurgulanmış kitaplar yayımlamak üzere Günışığı Kitaplığı’nı kurmayı ilk o gün çok istemiştim. Aradan geçen on beş yılda okurlarımızdan, izleyenlerimizden bunu başardığımızı her duyduğumda, Behiç Ak’a o güzel kitabı yazıp resimlediği için sessizce teşekkür ederim.

Yayınevimiz için çok özel bir anlamı olan kitabı, Behiç Ak’ın özgün yaratısına yakışan yepyeni bir grafik tasarımla yayımladık. Bunu, kitabın editörü Müren Beykan’ın zenginleştiren yaklaşımı, grafik tasarım sanatçısı Suzan Aral‘ın yetkin katkısı mümkün kıldı. Bu kez bir okur, bir yazar olarak hepsine teşekkür ederken sevincimi sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü mevsim yaz ve biz bütün yaz birlikteyiz…

Facebook Instagram Twitter Youtube