Mine Soysal - Patikalardan

Yazar Zeynep Cemali’nin ardından…

Biricik yazar dostumuz, gözbebeğimiz Zeynep Cemali’yi 26 Kasım günü sonsuzluğa uğurladık. Bizi, kollarımız kırık, boynumuz bükük, sevgisiyle, özlemiyle dopdolu öylece bırakıp gitti… Söz bitti, sabır tükendi, acı büyüdü… Her gece Zeynep’le uyuyor, her sabah onunla uyanıyoruz… Zaman aksın geçsin, hasret duruluncaya dek…

Sevgili dostumun ardından Cumhuriyet Kitap için yazdığım ve derginin 10 Aralık 2009 tarihli sayısında yayımlanan yazımı paylaşmak istedim…

Zeynep Cemali’yle 1998’de tanıştık. Denizli gözlerinin içi gülerek çocuklar için öyküler yazdığını söyledi. Okuduk, eleştirdik, tartıştık; yazdı, değiştirdi, düşündü. Böyle başlayan dostluğumuz derinleşirken, çocuklar için öyküler, öykülerle zenginleşen romanlar yazdı. Zaman geçti; her kitapta ustalaştı, çocukların yaşamında bıraktığı izler daha da belirginleşti. Kitaplarında çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışmadı. Yaşadığı kenti, insanları, ilişkileri, duyguları ve farklılıkları onlarla paylaşmayı seçti. Belki de yaşamın ancak çocuklarla katlanılır olduğunu hatırlatmak için yazıyordu o. 26 Kasım 2009’da aramızdan ayrıldığında benzersiz yedi kitap yazmıştı henüz.

Zeynep Cemali, sıradışı bir ailenin ilk çocuğu olarak 1950’de İstanbul’da doğdu. Çocukluk yılları Kızıltoprak’ta geçti. Çılgın Babam (1. baskı: 2004, 9. baskı: 2009) kitabında anlattığı öykülere renkli kişiliğiyle damgasını vuran babasıyla birlikte pek çok farklı işle ilgilendi. Kapalıçarşı’da kuyumculuk yaptı, film şirketinde çalışıp yazlık sinema işletti, halı kilim ticareti peşinde köy kasaba Anadolu’yu dolaştı. Babasının sık sık yinelediği “yaşamak öğrenmektir” deyişi, Cemali’nin yaşamını büyük ölçüde yönlendirdi.

Yaşıtlarınınkine benzemeyen yaşamı Cemali’nin belleğinde sayısız öykü biriktirdi. Girip çıktığı farklı ortamların parçası olmaktan çok, izlemekle, seyretmekle yetinmesi, zamanla onun gerçek bir öykü toplayıcısı haline gelmesine neden oldu. Yazdığı ilk öyküler 1991’de Kumbara, Türkiye Çocuk ve Buğday gibi çocuk dergileriyle Vitamin Çocuk Gazetesi’nde (Almanya) yayımlandı. Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan ilk öykü kitapları Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği (1. baskı: 1999, 12. baskı: 2009) ve Gül Sokağı’nın Dikenleri’yle (1. baskı: 2000, 8. baskı: 2009) güçlü bir öykü anlatıcısı olduğunu kanıtladı. Her iki kitaptaki izlenimci öyküler, güçlü bir gerçeklik duygusu ve engin bir hümanist yaklaşımla kaleme alınmıştı.

İlk romanı Güzelce’de Bir Kaçak, Memo’da (1. baskı: 2001, 5. baskı: 2009) Toroslar’dan Karadeniz’e uzanan ve çocukların tanıklığında gelişen bir kan davası kovalamacasını işledi. İkinci çocuk romanı Patenli Kız’ı (1. baskı: 2003, 14. baskı: 2009) işitme engelli bir çocuğun yaz tatilini geçirdiği bir İstanbul köyünde yaşlılardan “dinlediği” çocukluk anılarıyla kurguladı. Geçmişi öykülerle kurgulayarak farklı bir edebi tad yaratmayı başarırken nesiller arası iletişime ilişkin sıcacık ipuçları sunan Cemali’nin bu romanı kısa zamanda çocukların en sevdiği kitaplardan biri oldu. Ardından benzer bir teknikle kaleme aldığı Ballı Çörek Kafeteryası (1. baskı: 2005, 10. baskı: 2009) anne ölümü, hayata yeniden başlamak, küçük yaşta çalışmak gibi önemli konulara değindi. Son kitabı Öykü Öykü Gezen Kedi’de (1. baskı: 2007, 4. baskı: 2009) mahalleyi haraca kesen siyam kedisi Selami’nin dokunduğu komşu yaşamları ustaca öyküleştirdi.

Zeynep Cemali, yazdığı son kitabı tamamlayamadan, sayıları her geçen gün artan on binlerce sadık okurunun yetişkinliğini göremeden, çok erken bir yaşta aramızdan ayrıldı. Onun edebiyatımıza ne denli sessiz ama derin bir iz bıraktığını her geçen gün daha iyi anlayacağız. Çünkü çocuklar, sonsuza kadar onun kitaplarıyla büyüyecekler.

Facebook Instagram Twitter Youtube