Müren Beykan - Kitap Sevdası

Merhaba!

Yaşamın dikenli, çetin yollarında ilerledikçe, farklı sorumluluk alanlarında görevler üstlendikçe bizler, çocukluğun büyülü hayaller dünyasından da hızla uzaklaşıyoruz. Farkındayız ya da değiliz, uzaklaşıyoruz! Birer yetişkiniz artık. Hayallerle beslenen sevinçler, mutluluk, yaratıcılık derinlere gömülüyor içimizde, sezdirmeden. Bir yandan da unutuyoruz çocukluğumuzu, çocukluğumuzun saf duygularını, heyecanlarını, onlardan nasıl beslendiğimizi. Red Kit ya da Asteriks okurkenki keyfimizi mesela, ne kadar sabırsızca sayfaları çevirdiğimizi, yeni sayıyı bekleme hevesimizi, hatırlayamıyoruz. Ve yetişkin oluşun gücünü kullanarak mı demeli, onca keyfi, hayali çocuklarımıza hak görmüyoruz; tersine onları genelde amaçlı, ciddi okumalar yapmakla sınırlıyoruz, bazen farkında bile olmadan. Kitap okuma konusunda egemen kalıplarla biçimlenmesine izin verdiğimiz önyargılarımız, okulların becerilerinden de güç alıp katmerleniyor: Zorunlu okuma listeleri, “klasikler” ve mesajlı metinler… Sonuç: Elveda kitap sever çocuk!

Evet, konumuz çocukların kitaplarla, özellikle de edebiyatla buluşması. Dertlerimiz de var, kaygılarımız da. Kimimiz şanslıyız, çocuk kitabına para yetiştiremiyoruz, kimimizse kitabı çocuğumuzun yaşamına sokabilmek için bin takla atıyoruz. Sihirli formül ne derseniz; çocukların elinin uzandığı her noktada kitap bulunması, anne babanın da kitap okumaktan keyif alması derim. Ama asıl mucize, sevilen bir yetişkinle kitap okumaktır. Yan yana, hatta yanak yanağa, kucak kucağa. Belki bir bardak ılık süt ya da kakao eşliğinde… Ve lütfen, mümkünse her gece.

Çocuklar için kitap soranlara bu ayki önerim, Müge İplikçi’nin “Kömür Karası Çocuk” adlı, uzun bir öykü kıvamındaki romanı. Öykü ve romanlarıyla tanıdığımız Müge İplikçi, son yıllarda çocuklar için de yazıyor. Sayısız çocuğun yaşamını yitirdiği, sayısız çocuğun kalbinin sonsuzca kırıldığı bir coğrafyanın kıyısında yaşıyoruz. Çocuklarımıza, sokaklarda sefil olmuş Suriyeli çocukları “açıklamaya” çalışıyoruz –Oysa kendimize bile açıklamaya yetersiz sözcükler. O yüzden de bu romanı, bir minik yürekle birlikte okumak, satırların arasındaki müziği duymak, sonsuzca biriken kaygılara karşı birlikte sağalmanın umudu olabilir. Bölüm bölüm okumaya elverişli bir kitap bu. Renkli desenleri de ünlü sanatçı Huban Korman’ın eseri. Babasına ulaşmak için çıktığı buruk yolculukta Malili küçük Salif’in yolu İstanbul’da bir sığınmacı evine düşüyor. Salif ülkesinin müziğini İstanbul’da duymayı, arkadaşlar edinmeyi başardığında, yaşamın onarıcı büyülü gücü onu sıcacık sarmalıyor. Ünlü besteci Haydn’ın “Sürpriz Senfoni”sini de dinlemeye özendiren bir kitap. Yani, gerçek bir hazine sandığı.

Yeni yıla bu kitapla başladık, gelecek ay yeni kitaplarda ve edebiyatta “çocuğa görelik” konusunda buluşalım. Neşe dilerim.

* Bu yazı, Happy Nest Bülteni’nin Ocak 2015 sayısında, yazarın Gönül Çelen adlı köşesinde yayımlanmıştır.

Facebook Instagram Twitter Youtube