Mine Soysal - Patikalardan

Kitaplardan korkmayan çocuklar!

2011, İstanbul’da güneşli günlerle kutladı gelişini. Çoluk çocuk, genç, yaşlı, hepimiz sevdiklerimizle kucaklaştık; yeni yıl için iyilikler diledik. Benim dileğim her yılbaşı aynı: Sevdiklerimizle birlikte sağlıkla, huzurla, neşeyle yaşayabilmek ve ille de en sevdiğimiz şeyleri, en iyi yapabilmek için çalışmak. Yılın sonuna vardığımızda, sevgili anılarımız belleğimizde, yapabildiklerimiz kucak kucak, sevinçle koşarak yeni yıla girmek…

Günışığı Kitaplığı, 2010 yılında yayımladığı yeni kitapları ve kitaplarının yüzlerce tekrar baskısıyla, her yaştan on binlerce okuruna yeni okuma deneyimleri yaşattığı harika bir yıldan, on binlerce insana yeni okuma deneyimleri yaşatacağı yeni bir yıla işte böyle sevinç içinde girdi. 2011’de 15. yılımızı kutlayacağımız için heyecan doluyuz.

***

2010’un son kitabı olan Soğuktan Korkmayan Tek Kuş kitabını hayretler içinde okumuştum. Çağdaş Avrupa edebiyatının hırçın kalemi Zoran Drvenkar’ın bu güzel kitabında beni onca hayrete düşüren, okuduğumun, masal türünün bütün öğelerini kullandığı halde son derece çağdaş, modern bir edebiyat metni olmasıydı.

SOGUKTAN.KORKMAYAN.TEK.KUSRiki, bir türlü sonu gelmeyen dondurucu kış mevsimine tutsak olan yaşamına başkaldıran, cesur bir çocuktur. Yetişkinlerin tutsaklığı sürerken o bilinmeyene doğru yola çıkar. Karla kaplı bir dünyada yolculuk eder ve Dört Mevsim Oteli’ne varır. Burada onu karşılayan Soğuktan Korkmayan Tek Kuş, Riki’nin cesur yüreğine dünyanın düzenine ilişkin bilgece bir anlam da yüklemesini sağlar. Hem de neler neler yaparak!..

Drvenkar çocuğa güvenen, çocuğu ciddiye alan bir yazar. Çocuk için yazarken ince eleyip sık dokuyabilen; derin bir öyküyü güler yüzlü bir sadelikle, süzülmüş bir dille anlatma becerisine sahip; yüreği Dünya için, yüreği çocuklar ve insanlar için çarpan, adaletli bir kalem. Bu beni çok etkiliyor…

***

2011’in ilk kitabı Arda’nın Derdi Ne?’yi ilk okuduğumda da benzeri bir heyecana kapılmıştım. Edebiyatımızın okumaya doyamadığım kalemlerinden Necati Tosuner, derin bir ustalıkla süzdüğü sözcükleri, cümleleriyle çağdaş bir öyküyü bu kez yine çocuklar için roman biçiminde anlatıyor. Ustanın kalemi okurun belleğinde zamana, büyümeye, sevgiye ve “insan” olmaya dair derin ve ince bir iz bırakıyor.

AARDANIN.DERDI.NE?rda, ailesiyle birlikte taşındıkları dede evinde yaşamının içten içe değişmekte olduğunun ayırdında değildir. Her gün pencerede oturup okul yolunu gözleyen dedesine alışmış, tanıdıkça onu sevmeyi de öğrenmiştir. Bir akşam dedenin sofradaki sandalyesi boş kalır. Dede o gün eve dönmemiştir. Ailenin telaşı, endişe dolu bekleyişi, Arda’nın çocuk yaşamındaki ilk ciddi “dert” olarak belirecek, yaşamın gerçekliklerini algılamasını sağlayacak ilk uyanışlara neden olacaktır…

Sayısız ödülünden biri olan 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü kazanan Sancı.. Sancı… kitabını okuduğumda üniversite öğrencisiydim. Beni çeviri edebiyatın büyüsünden sıyırıp Türk edebiyatına avlayan o ince okun zihnimde açtığı mükemmel iz hâlâ taptaze. Şimdi, bu büyülü vurgunu yeniden yemek için, çocukların yerinde olmayı isterdim. Biliyorum ki, nice çocuk daha Tosuner Usta sayesinde kitaplardan ve okumaktan korkmamayı başaracak…

Facebook Instagram Twitter Youtube