Mine Soysal - Patikalardan

Kitap okumak özgürlüktür!

Gözünüze kestirdiğiniz kitabı, istediğiniz zamanda ve yerde, dilediğiniz biçimde okumak hakkınızı sürekli kullanabileceğiniz; böyle bir hakkınız olduğunu anladığınız, bildiğiniz; bu hakkın tadını çıkardığınız anlamlı bir yeni yıl olsun 2010.

Yıllardır birçok okulda gerçekleştirdiğim “Okuma Sohbetleri”nde, on binlerce genç insanın kişisel özgürlükler ve edebiyat okumak ilişkisinden bütünüyle habersiz olduğunu gördüm. Ne sevgili öğretmenlerimizin ne yavruları için çabalayan ebeveynlerin kendi yaşamlarında keşfedemedikleri bu sihri, gençlerin yaşamına yerleştirmelerinin mümkün olamayacağı öyle açık ki… Oysa, kitap okumak bir özgürlük meselesidir bence.

İlk iş, “Çocuğum kitap okumuyor, acaba ne yapabilirim?” noktasından uzaklaşmak ve bir kitapçıya gidip kendiniz için ilginizi çekebilecek birkitap seçmek; satın almayı ya da sipariş etmeyi denemek. İşe kendimizle başlamalı; çocuklarımız ve öğrencilerimiz için edebiyat / kitap okuyan insanlar olabilmeliyiz. Sonra, yavaş yavaş…

Gülümseten yeni bir arkadaş: Esrarengiz Komşu

komsu

Yazdığı bir makaleyle ülkesi Almanya’nın en saygın basın ödülünün sahibi olan gazeteci Silke Lambeck çocukları unutmamış. Onlar için unutulmaz çocuk romanları tadında harika iki kitap kaleme almış: Esrarengiz Komşu ve Esrarengiz Komşu Geri Dönüyor. İlk kitapta Freudenreich ailesine yakınlaşarak, evin büyük oğlu Moritz’in pek çok çocuğun ortak sorunlarını simgeleyen yaşamına tanıklık ediyoruz. Ailenin yaşamında, sevimli ama esrarengiz komşuları Bay Röslein ve “tuzluğu” sayesinde yaşanan değişim; ikinci kitapta etkileyici bir dedektiflik öyküsüne dönüşüyor. Kentin gözden düşmüş, kenar mahallelerine ilişkin kirli rant hesapları, bizler için hiç uzak bir konu değil. Yazar, son derece güncel ve önemli böyle bir temayı sadece çocuklar için değil, her yaştan okur için etkileyici bir

kurguyla anlatıyor. İki kitap da soğuk kış gecelerinde ailece ortak okumalar için mükemmel bir kaynak.

Kar sessizliğinde kayıplar…

ZC.sahilKar, ülkemizin üstünü acılı bir sessizlikle örtüyor. Karlı günlerin içinde ülkemizin kültür sanat yaşamı değerli insanları kaybediyor. Zeynep Cemali’nin yokluğu ufka doğru genişleyen deniz gibi büyüyor. Onu her geçen gün daha çok özlüyoruz. Değerli yazar, şair Dinçer Sezgin’in kaybı her yaştan okurunu, hepimizi üzüntüye boğdu. Ülkemizin kültür sanat birikimine katkıları saymakla bitmeyen fotoğraf sanatçısı Şakir Eczacıbaşı da aramızdan ayrıldı. Bu kış acımız hiç dinmiyor, eksilmiyor; hep taze, hep derin…

Facebook Instagram Twitter Youtube