Müren Beykan - Kitap Sevdası

Dünyanın tüm çocukları için…

Dünya Çocuk Kitapları Haftası (12-18 Kasım) için Türkiye Bildirisi’ni bu yıl, çocuk edebiyatına büyük emek veren yazar Mavisel Yener kaleme aldı. Yener yazısında bu haftanın önemini vurgularken, şunları da ifade etmiş:

                “Çocuklarla nitelikli kitabın, yazarın, çizerin buluşmasını kutluyoruz… Çocuğun kitap sevincini kutluyoruz… Nitelikli çocuk kitaplarının yurdumuzun her köşesine ulaşmasını kutluyoruz… Bebeğine kitap okuyan anne babayı kutluyoruz… Çocukların dünyayı değiştirmesini kutluyoruz.”

Evet, özellikle bu sonuncuya yürekten inanıyoruz. Çocuklar bizi de, dünyayı da değiştiriyor, değiştirecek. Olumlu anlamda. Bizlerin başaramadığı kadar olumlu hem de. Yılı hızla tüketirken, yeni yıl çoktandır ufukta. Umutları, dilekleri tazeleme zamanı. Yener’in bildirisi tam da bu yüzden yeni yıla da selam niteliğinde.

20 Kasım’ı da Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutladık. Ne yazık ki, biz tüm dünya yetişkinlerinin, çocukların sağlıklı büyüme, nitelikli eğitim görme, çocuk olarak yaşama haklarını tesis etme karnesi fena halde kırıklarla dolu! Sadece Türkiye’de, bu yılın ilk 10 ayında en az 62 “çocuk işçinin”, iş güvenliğinden yoksun işyerlerinde canından olduğu ifade ediliyor. Kitaplar okuyup oyunlar oynamak, yarınlarını kuracak hayaller geliştirip eğitim görmek yerine, yitip giden çocuklar! Tüm dünyadaki rakamları duymak, bilmek bile istemiyoruz muhtemelen.

Ancak, gözlerimizi, kulaklarımızı kapatarak bu dünya gerçeğinden uzak duramayız. Biz dursak, çocuklarımız durmayacak, adamsendeciliğimizin hesabını soracaklar. Çocuk haklarını yeniden hatırlamak için hepimize bir vesile olmalı bu acı tablo. Hatta, hatırlamakla ve duyarlılıkla yetinmeyip yarınlarda çocuk işçiler olmasın diye mücadele verenlere destek çıkmamıza vesile…

Çocuklarla, çok sevdikleri “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin Adalet ve Haksızlık ile Haklar ve Ödevler adlı kitaplarını tekrar tekrar okumanın da zamanı şimdi yine. Fransız yazar Brigitte Labbé’nin, dilimize çevrilen 30 kitabından ikisi (res. Jacques Azam, çev. Azade Aslan, Günışığı Kitaplığı) bunlar. Ayrıca, Çocuk Hakları Bildirgesi’ni de, İnsan Hakları Bildirgesi’ni de çocukların görüp okuyabileceği yerlerde bulundurmak önemli. Okullarda da, evlerde de. Hepsi öğrensin, zihnine yazsın haklarını.

Çoluk çocuk hepimizin sevgili yazarı Behiç Ak’ın son çocuk romanı Her Şeyi Yanlış Anlayan Kedi (Günışığı) de hayvan hakları üzerinde düşündüren, ama öncelikle gülümsetip güldüren bir roman. İyi ki çocuklar ve hayvanlar var da, aklımızı başımıza toplamak için fırsat sunuyorlar bize, yoksa dağılıp gideceğiz topyekûn.

Kedileri çok iyi tanıyan bir yazar Behiç Ak. Onların, yaşam alanlarında her şeye egemen olmaları kadar, her eylemin de kendileriyle ilişkili olduğunu düşünmelerinin önlenemezliği üzerine kurmuş kitabını. Roman boyunca, hayvanat bahçesi projesi çizme işi alan bir babanın kararları sonucunda küçük kente taşınan bir ailenin peşine takılıyor okur. Sonra, evin oğlu Oktay’ın arkadaşlar edinmesi, küçük kentte mahalle yaşamı, hayvanat bahçesinde yaşanan sel felaketi ve tabii çocukların bir ayıcığı kurtarmak için kafa kafaya verip buldukları şahane çözüm… Desenleriyle de ayrı keyif veren Behiç Ak kitapları, hepimize ayna tutuyor, en çok da biz yetişkinlere, kırmadan dökmeden.

Çocuk kitaplarının amaçla yazılanlarını tümden göz ardı edemeyiz. Bazısı gerçekten sası ve sıkıcı olsa da, keyifli okuma vaat eden, bir konuda keşif yapmaya, düşündürmeye kapı aralayan kitaplar var.

Bunlardan biri, eğitim alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Gülçin Alpöge’nin bir “harika çocuk”un yaşamını çocuklara anlattığı İdil Biret: Dans Eden Parmaklar (Can Çocuk Yayınları). Piyanist İdil Biret’in özel yeteneği hayranlık duyulan bir Tanrı vergisi elbette. Çocuklara onu tanıtmak kadar, onun dinmeyen çalışma azmini de, hayalleri başarmanın zorlu yollardan geçtiğini de işaret etmek Alpöge’nin asıl amacı olmuş.

Benzer bir dikkat çekmeyi edebiyatla, öyküsel bir kurguyla yapan, keyifle okunan bir kitabı da analım: İzmir’de Üç Çocuktuk (Günışığı). Hacer Kılcıoğlu’nun uzun araştırmalardan sonra yazdığı bu kitapta, İzmir’de Behçet Uz Parkı’nda oynamış üç yetenekli çocuğun yaşamından birer kesit yer alıyor: Sezen (Aksu), Haluk (Bilginer) ve Meltem (Cumbul). Yeteneğin tek başına yeterli olmadığının, tutkunun, azmin, çalışkanlığın yeteneği nasıl parlattığının öyküsü bunlar… Çocuklara, gençlere bir günde, bir anda “ünlü” olma hayalinin pompalandığı günümüzde böyle öyküleri, kitapları okumak, bilmek gerçekten kıymetli.

Arapça’nın önde gelen çocuk edebiyatı yazarlarından olduğu belirtilen Tagrid en-Neccar’ın, Maya Fidavi’nin desenleriyle bütünlenen kitabıyla eski yıla veda edelim: Pabucum Dama Atıldı! (çev. A. Sait Aykut, Yapı Kredi Yayınları). Hiçbir çocuğun pabucu dama atılmaz ama sevdiklerini paylaşmaları gerekince hemen böyle düşünür çocuklar. Şahane desenleriyle dikkat çeken kitapta da Allûş, ağabeyini bir kıza kaptırdığını sanıp karalar bağlıyor. Neyse ki, Dîme sıcak kalpli, kardeş düşkünü bir kız da, huzur yine kuruluyor.

Hepimiz gibi, çocukların da ihtiyacı, sevgi dolu ilişkilerle örülü bir hayat. Dileyelim, savaşlarla acı yüklenen eski yılın pabucu dama atılsın, yeni yıl hepimize barış, huzur ve sevgi getirsin, en çok da, dünyanın her yanında çalışmak zorunda bırakılan çocuklara…

* Bu yazı, Happy Nest Bülteni’nin Aralık 2018 sayısında, Müren Beykan’ın Gönül Çelen adlı köşesinde yayımlanmıştır.

 

 

Facebook Instagram Twitter Youtube