Müren Beykan - Kitap Sevdası

Çocuk edebiyatı her tür canlıyla dost!

Doğayı ve canlıları fazlaca dert etmeyenler var ve tabii çocuklarını da yeterince doğa âşığı yetiştirmedikleri ortada. Oysa canlıların birbirine ihtiyacı var, teşvik edelim, çocuklar ağaca da sarılsınlar, kediye köpeğe de… Eh, gidip timsaha sarılmasınlar tamam ama öyle çok hayvan kahramanlı çocuk kitabı yazılıyor ki, başroldeki timsaha, ejderhaya hepimizin sarılası geliyor.

Dönüp dolaşıp fantastik maceralar, başka başka canlılarla kurgulanmış kitaplar okuyoruz; çocuk edebiyatının böyle bir şansı var. Canlı cansız her şey, herkes rol alabiliyor çocuk öykülerinde. Sanatçı Betül Sayın’ın yazıp çizdiği Rengini Arayan Pudra (Günışığı Kitaplığı) da bunlardan biri. Küçük albino yarasa, arkadaşlarından değişik renkte olduğunu fark ediyor ve okuru gülümseten bir aldanış içinde, kendine benzerleri aramaya başlıyor. Farklılıklarla barışık olarak bir arada yaşamanın renkliliğini vurgulayan bu resimli kitap, desenlerin öykünün ayrıntılarına katkısıyla ayrıca dikkat çekici.

Çocuklara ve gençlere yazan Pakize Özcan ise, Gücünü Yitiren Kral (Günışığı Kitaplığı) adlı resimli öyküsünde, zalim aslanın adaletsiz yönetimine karşı birlik olan orman hayvanlarını kişileştirmiş. Türlü çeşitli hayvanın aynı amaç uğruna bir araya gelmesi, dayanışması hiç kolay değil elbette. Yazar hem gülümsetiyor, hem de farklılıkların toplumsal yaşamdaki zorlayıcı ama bir o kadar da zenginleştirici etkisini düşündürüyor.

Alman yazar Annette Pehnt’in yazıp, Hans Christian Andersen ödüllü çizer Jutta Bauer’in desenlediği Huysuz (çev. Mehmet Barış Albayrak, Kırmızı kedi Yayınevi) 2., 3. sınıflar için, hayvanlar arasında geçen bir roman. Adı üstünde, huysuz mu huysuz bir başkahramanımız var: “Ayıya benzer” bir hayvan. Uyumsuz, geçimsiz, morali hep bozuk… Yaşadığı Timbuktu kasabasının, tuhaf merakları, alışkanlıkları olan renk renk sakinleri ile (balıkçıl, imparator penguen, tavşanlar vd) uyum içinde yaşamayı, onlarla birlikte eğlenmeyi başaramayan Huysuz, yazarın özellikle bir hayvana benzetmediği –ama fare kafalı bir periye benzeyen– neşeli, iyimser Tingeli ile sonunda gerçekten arkadaş olabilecek mi, kitabı okuyunca çıkıyor ortaya.

Bir başka kitapta da başrolde resmen bir salatalık var! Çocukların çok sevdiği yazarlardan Christine Nöstlinger, Kim Takar Salatalık Kral’ı (çev. Selahattin Dilidüzgün, Günışığı Kitaplığı) adlı çocuk romanında acayip bir kral yaratmış ve bir evin ortasına bırakıvermiş. Aile bireylerinin her tür zaafını şıp diye sezip, onları birbirlerine karşı kullanarak evde egemenlik kuran bir salatalık! Bir Kumi-Ori! İnanılır gibi değil, ama okudukça gayet inanılır geliyor. Üstelik bodrum kattaki… Yok, en iyisi çocuklarla birlikte okumak. 10 yaşından sonrakiler için çok uygun.

Çocuk yaş aldıkça hayvanlarla örülü fantastik kurgulara merakı azalıyor dense de, merakının yönü değişiyor demek daha doğru. Hayvanlarla, dünya canlılarıyla daha ayrıntılı ilgilenmeye başlıyor kimisi. Böyle çocuklar için 3. sınıftan itibaren okunabilecek bir güzel kitap önerelim burada: Edebiyat ustalarımızdan Necati Güngör’ün, hayvanlar âlemi hakkında titizlikle biriktirdiği yüzlerce ilginç bilgi bu sarı kitabın içinde: Hayvanların Sır Dolu Dünyası (res. Mustafa Delioğlu, Notos Kitap).

Yeryüzünde kırk bin örümcek türü olduğunu, bütün örümceklerin et yediğini, geyik yavrusunun doğumundan bir buçuk gün sonra saatte neredeyse kırk kilometre hızla koşmaya başladığını, çölde ağır yürüyen devenin günde elli kilometre yol aldığını… daha neleri neleri bu kitapta okumak mümkün. Kitabın arka kapağında “merak etmeden yaşanmaz” denmiş. Hele çocuklar! Onlar merak etmeden hiç duramaz. İyi ki de öyleler!

 

* Bu yazı, Happy Nest Bülteni’nin Mart 2018 sayısında, Müren Beykan’ın Gönül Çelen adlı köşesinde yayımlanmıştır.

Facebook Instagram Twitter Youtube