Genç Blog

Yalnız, Yanlış, Yansız...

Yalnız, Yanlış, Yansız...

Sokağa nasıl çıktığımı hatırlamıyordum. Hangi rüzgâra kapılıp kendimi bu rüyanın içinde bulduğum konusunda, en ufak bir fikre bile sahip değildim. Düşüncelerimin peşinden gitmiş ama düşüncelerimi sonuna kadar izleyememiştim galiba. Merdivenlerden inerken bir anda gerçekle hayal arasındaki noktayı kaçırıp son basamakta […]
 Devamını gör

Öykü - Özlemin Kokusu

Öykü - Özlemin Kokusu

Uçaktan aşağıya baktığı zaman ayaklarının altına serilmiş, özlediği güzelliği görebiliyordu: Akdeniz… Şimdiden burnuna gelen portakal kokusunu ciğerlerinde hissedebiliyordu. Birkaç yıldır, bu ciğerlerle sadece egzoz dumanı soluyabildiği İstanbul’dan sonunda ayrılmıştı. Kızını tekrar memleketine gelebilmek için ikna etmesi kolay olmamıştı. İstanbul’la ilgili […]
 Devamını gör

Şeroks olmak...

Şeroks olmak...

Güzel insanların güzel kitaplarıyla büyüyen kaç şanslı kişiyiz bilmiyorum. Masallara inanan, mutlu sonlara inanan, sevgiye, kardeşliğe, mutluluğun bulaşıcılığına inanan kaç şanslı kişi? Peki Şeroks’u bilen, hatırlayan? Küçükken hepimizin bir kahramanı mutlaka olmuştur. Superman, Batman, Don Kişot, annen, baban, köşedeki bakkal […]
 Devamını gör

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

İngiliz yazar Aldous Huxley'nin kaleminden çıkan Cesur Yeni Dünya, daha en başından bir kesitle bize roman hakkında büyük bir ipucu veriyor: "Toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu. Çünkü herkesin bildiği gibi, tikeller, […]
 Devamını gör

Bİ’ ÖĞRENCİ

Bİ’ ÖĞRENCİ

Toplu taşıma mecburidir. Özellikle Türkiye, hele ki İstanbul’da bir zorunluluktur. Zamanını seven ve ekonomik olan (her ne kadar toplu taşıma ucuz olmasa da) çoğu kimse garajından arabasını çıkarıp, deposunu litresi 5 TL (5,14 olmuştu bir ara, takibini bıraktım şimdilik) olan […]
 Devamını gör

Cevap B şıkkı

Cevap B şıkkı

 “Filler neden büyük, gri ve kırışıktır? Çünkü ufak, beyaz ve yuvarlak olsalardı aspirin olurlardı. Ufak bir fil hayal ederek ona ‘ufak bir fil’ diyebiliriz. Beyaz bir fil hayal ederek ona ‘beyaz bir fil’ diyebiliriz. Kırışıksız bir fil de ‘kırışıksız bir […]
 Devamını gör

Satırlara Alışmak…

Satırlara Alışmak…

Kitaplar zorla kabul ettirilecek dünyalardan oluşmazlar. Özellikle edebiyat, hayaller ülkesine yeni adım atacak gençlere ve çocuklara şartlar koyarak sevdirilemez. Bunu söylediğimde, bir yetişkinin bana soracağı ilk soru, “Öyleyse çocuğumu kitaplara nasıl yönlendireceğim?” olabilir. Onun oyuncaklarının arasına küçük renkli öyküleri de […]
 Devamını gör

Kalbi olmayan bir yüz

Kalbi olmayan bir yüz

"Bir hüznün resmi gibi, kalbi olmayan bir yüz..." Hamlet'ten alınan bu satırlar, kitabın bir özeti, Dorian Gray'in resminin özeti gibi. Dorian Gray'se ikinci bir Faust vakası. Adeta ruhunu satan bir adam... "Ne dilediğine dikkat et, çünkü gerçek olabilir," diye bir […]
 Devamını gör

Kutsal sözcük “sosyal”

Kutsal sözcük “sosyal”

Birçok kelimenin başına sosyal sözcüğünü getiriyoruz. Sosyal girişimcilik, sosyal sermaye, sosyal sorumluluk, sosyal inovasyon, sosyal adalet, sosyal antropoloji, sosyal bilgiler, sosyal medya… Peki, bu sosyali başa getiriyoruz da ne değişiyor? Sosyal, bu kavramları bambaşka bir kimliğe mi büründürüyor? Tüm bunlardan […]
 Devamını gör

Keşfe Var Mısınız?

Keşfe Var Mısınız?

Yazmak, sadece kelimelerin buluştuğu cümlelerle sınırlandırılamaz. Yazar her bir satıra ayrı hayatları sıkıştırır. Bazen de hayallerle süsler onları. Bazı okurlar için imkânsızlıktan ibaret olan metinler diğerlerinin kendilerini bulma fırsatıdır kimi zaman. Kolay değildir herkese hitap edebilmek ya da herkesten bir […]
 Devamını gör

“Saçmalamak”

“Saçmalamak”

Birkaç hafta önce Necmiye Alpay’ın söyleşisine katılma fırsatı buldum. Değerli dilbilimcisini zevkle dinledim. Sonrasında, not defterimi karıştırırken onun çok hoş bir cümlesini not ettiğimi gördüm. Defterimin köşesinde uçuşan, dans eden harflerin oluşturduğu cümleyi hemen söylemeyeceğim; ancak onun hakkında konuşacağım kâğıdımla, […]
 Devamını gör

Düşünme korkusu ve deneme okumak

Düşünme korkusu ve deneme okumak

Okumamızın en büyük nedenlerinden biri, kendimizden parçaları roman kahramanlarında aramak. Hayatımızdan yansımaları başkalarının sayfalarında bulmak istiyor, düşüncelerimizi başkalarının sesinde duymaya çalışıyoruz. Kabul görmek ya da dâhil olmak gibi temel insani gereksinimlerimizden ötürü, hiç tanımadığımız bir yazarın bile onayını isteyebiliyoruz. Kelimeler, […]
 Devamını gör

Scroll to Top