Her şey göründüğü kadar mükemmel olabilir mi?

ON8’deki ilk kitabı Buraya Kadarmış ile çok sevilen Daniel Höra, bu romanında da gerilimi son âna dek tırmandırıyor. Nefretin, faşizmin ve ırkçılığın her zaman ayırt edilebilir bir çıplaklıkla değil, bazen son derece demokratik ve insancıl görünen söylemlerle, yaşamlara nasıl sızdığını hatırlatıyor okuruna. Propaganda, kışkırtma ve kaba kuvvet karşısında sessiz kalakalışların hem tarihte hem de günümüzde gebe olduğu acılara gönderme yapıyor. Benzer acıların, demokrasi kılığı altında tekrar tekrar, her an ve her yerde yaşanabilir oluşuna dikkat çekiyor.

Konu Özeti

Almanya’nın doğusunda bir köyde, insanlar hayatlarını birbirinden kopuk, gelecekten beklentisiz, kül rengi bir rutin içinde sürdürüyordu. Siyasetten uzak, verimsiz yakınmalar içinde, tutunacak anlamlı şeylerin eksikliği içinde yaşıyorlardı. Altı yabancının gelişiyle, unutulmuş değerler ve ilişkiler yeniden canlanırken, sinsi bir şekilde köye sızan tehdidin kimse farkına varamadı. Bir sanatçı hariç… Yoksa her şey için geç mi kalınmıştı?..

Daniel Höra

1965’de, Almanya, Hannover’de doğan ve kent merkezinden uzakta yetişen Daniel Höra, farklı farklı işlerde çalıştı. Okuldan sonra mobilya taşımacılığı, yaşlı bakıcılığı, montaj işleri ve taksi şoförlüğü yaptı. Yarım bıraktığı lise eğitimini çok sonra tamamladı. Bir dönem TV editörlüğü de yapan Höra, 2001’de yayımlanan ilk romanı Mora!’nın ardından, Doğu Almanya’da cinayet işlediğinden kuşkulanılan bir genci anlatan romanı Buraya Kadarmış (Gedisst, 2009) ile tanındı ve ertesi yıl Hansjörg-Martin Ödülü’ne aday gösterildi. 2010’da yayımlanan üçüncü kitabı Das Ende der Welt (Dünyanın Sonu), bir felaketin sonrasını anlatan bir distopya. Bugün ailesiyle birlikte Berlin’de yaşayan yazarın son romanı Braune Erde (Kahverengi Toprak, 2012), yayımlandığı yıl devamı için tıklayınız

Diğer Kitapları

Buraya Kadarmış

Daniel Höra