Sevmek nereye kadar kuşatır insanı, nerede vahşileştirir?

Parkta yaşanan bir gecenin ardından hayatları paramparça olan iki insan, Fransız yazar Magali Wiéner‘ın kaleminde adaleti arıyor. Evet ve hayırın sınırı nerede başlayıp nerede bitiyor? Yaşamları derinden sarsan soruların peşinde uzun bir sorgu ve yanıt arayışı. Her okurun bireysel senaryosunu oluşturmasına izin veren, ikili ilişkilerde kişisel sınırların nerede başlayıp nerede bittiğine dair sarsıcı bir roman.

Konu Özeti

Paris’te müzik festivali vaktidir. 21 Haziran, tüm ihtişamıyla Paris’in ritim dolu sokaklarına yayılmıştır. Rodrigues, denize, suya, yüzmeye bağlı, heyecanlı, dikkatsiz bir erkek; sahnede şarkı söyleyen, söyledikçe ışıltısıyla büyüleyen, delikanlının içine işleyen bir kız, Aurélie. Genç Rodrigues, kıza yeryüzündeki herhangi bir dilin herhangi bir kelimesiyle betimlenemeyecek şekilde âşıktır. Kızınsa üstü sahne tozuyla kaplı, gözleri Paris’in buğulu perdesiyle örtülüdür. O gece şiddet ansızın sevginin diline dahil oluverdiğinde, hem sarsıcı bir dava süreci hem de ağır bir vicdani sorgulama başlar…

Magali Wiéner

1973 yılında Fransa, Paris’te doğan Magalie Wiéner, 1996 yılında Klasik Edebiyat alanında öğretmenlik yapma hakkını kazandı ve böylece ortaokul öğretmenliği kariyerindeki ilk adımlarını attı. Fransızca ve Yunanca dışında Latince dersleri de veren yazar, yazarlık çalışmalarına ise çocuklara yönelik yazdığı belgesel niteliğindeki kitaplarıyla başladı. 2000 yılında yayımlanan ilk kitabı Le Théâtre à Travers Les Âges (Çağlar Boyunca Tiyatro) Antik Çağ’dan günümüze tiyatroyu işlerken, 2008 yılına kadar bu tarzdaki yazılarını sürdürdü. 2008’de hem editörlüğünü yaptığı, hem de yazısıyla yer aldığı, ergenlik temasının farklı yazarlarca anlatıldığı On N’est Pas Sérieux Quand On A Quinze Ans: Adolescence et Littérature (On Beş Yaşındayken Ciddi Değilizdir: devamı için tıklayınız