Sevilmeyen derslerin öğretmeni olmak zordur…

Çağdaş Alman edebiyatının genç yazarlarından Luca Bloom, Türkçe’deki bu ilk romanında okulların kapısından içeri sızan şiddetin sınırlarını arıyor. Okulda zorbalığın ve aşağılamanın büründüğü farklı kılıkları, sert ve acıtan bir dille canlandıran roman, kişisel savaşlarda kaybedilenlerin kitlesel savaşlardaki kadar ağır olabileceğini düşündürerek okuru ürpertmeyi başarıyor.

Konu Özeti

Bir sınıfın dar sınırlarında uç veren tekinsiz düellonun etki alanı, koridorlara, bahçeye, okulun diğer köşelerine ve tarafların tüm yaşamlarına doğru genişliyor. Bir öğretmen ve bir öğrenci. İkisi de altta kalmamaya kararlı. İkisi de zafer çığlıkları atmaya yeminli. Her hamlede zaaflar ortaya çıkıyor, stratejiler bileniyor, şiddetin dozu artıyor. Bu mücadeleyi kim kazanacak? Eğer böylesine şiddete dayalı mücadelelerin bir kazananı varsa elbette…

Luca Bloom

1974 doğumlu Luca Bloom, Alman dili ve edebiyatı, tarih ve felsefe eğitimi aldı. Üniversite öğrenimi sırasında çeşitli işlerde çalıştı. Sekiz yıldır, Hannover yakınlarında bir lisede ders vermekte olan Bloom, çocuklar ve gençlerle tiyatro pedagojisi çalışmaları yapıyor. İlk kısa hikâyelerini ve şiirlerini on iki yaşında yazdı. 2010’da, on altı yazarın hikâyelerinden oluşan Lust, Liebe, Sex (Şehvet, Aşk, Seks) adlı kitapta bir öyküsüyle yer aldı. Luca Bloom’un Sınıf Meydan Savaşı (Schlachtfeld, 2011) kitabından sonra yayımlanan diğer gençlik romanı, Ich, Elias (Ben, Elias, 2012). Halen Hannover’de yaşayan, sinema ve kitapları seven yazara ska ve punk konserlerinde olduğu gibi, tiyatrolarda rastlamak da mümkün.