Memet Fuat Yayıncılık Ödülü 2010

2009 Mersin Kenti Edebiyat Ödülü

Zor koşullarda bahar izleri bırakan
beş öğretmenin gerçek öyküsü

Züğürt Ağa, Kibar Feyzo ve Fırat’ın Cinleri gibi filmlere kaynaklık eden öykülerin usta yazarı Osman Şahin, son romanını edebiyatla çocuk ve genç okurlar arasında köprü kurmayı amaçlayan Köprü Kitaplar koleksiyonu için yazdı. Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği, Müren Beykan’ın yayına hazırladığı koleksiyonun beşinci kitabı, 1966 yılında Mardin’in bir köyünde yaşanmış gerçek bir öyküyü anlatıyor. Adana Yatılı Kız Öğretmen Okulu’ndan yeni mezun beş genç kızın; yoksulluğun, bağnazlığın, ayrımcılığın kol gezdiği bir coğrafyada yaşadıklarını ve neden oldukları değişimi konu eden roman, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hâlâ yaşananlara da ışık tutuyor. Gençlerin belleğinde derin izler bırakacak kitabı yetişkinler de severek okuyacak. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü ile taçlanan Köprü Kitaplar koleksiyonunun her bir parçası ise birbirinden doyurucu edebiyat okumaları sunuyor.

Konu Özeti

Mardin’in iki saat kuzeyinde küçük bir köy olan Katuna’ya öğretmen tayin edilen beş genç kızı zorlu bir yıl beklemektedir. On yedi yaşındaki bu gencecik öğretmenlerin, elektriği, suyu, yolu olmayan bir köydeki yaşama alışması olanaksız gibidir. Üstelik, çoğu Türkçe konuşamayan köylüyle iletişim kurmayı başarmak, köyde yüzyıllardır süregelen içedönük yaşamı etkilemek neredeyse bir hayaldir…

Katuna’da Dokuz Ay’da, onun yazarlığına ilişkin söylenebileceklerin son ve bütün bir örneğini veriyor Osman Şahin. Bu kez bir gençlik romanı yazdı. Genç köy öğretmenlerinin yaşadıkları yeri nasıl aydınlattığını, bir köyün yazgısını nasıl değiştirdiğini okumak için akla ilk gelecek yazarlardan birinin romanı var elinizde. Her yazarın gönül indirmediği konular bunlar.” Semih Gümüş

Osman Şahin

1940’ta Mersin, Arslanköy’de doğdu. İlköğrenimini köyünde bitirip, Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü’ne girdi. Yüksek öğrenimini 1958-1961 arasında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümünde tamamladı. Doğu ve Güneydoğu’da köy öğretmenliği, liselerde beden eğitimi öğretmenliği yaptı. “Son Yörük” adlı öyküsü 1992 yılında İsveç’te Enternasyonel Hümanizma Derneği’nin açtığı yarışmada ikinci oldu. Aynı yıl Selam Ateşleri kitabıyla Ömer Seyfettin Öykü Ödülü’nü, 1994’te de Sait Faik Öykü Ödülü’nü aldı. 1998’de Mahşer ve 2003’te Ölüm Oyunları ile iki kez Yunus Nadi Ödülü’ne değer görüldü. Aralarında, Kırmızı Yel (1971), Acenta Mirza (1974), Geloş Dağı Efsanesi (2000), Sonuncu İz (2007), Darağacı Avı (2010) ve Ölümün Süt Dişleri’nin (2012) devamı için tıklayınız