Müren Beykan - Kitap Sevdası

Bulutlara binip süzülsek hayal adasına!

Çocukluğumuzun hayaller dünyasında mutluyken, artık gerçekliğin köşeli dünyasına hapsolmuş, sıkıntıdan patlayan yetişkinlere bıkıp usanmadan hatırlatıyoruz: Çocuk edebiyatı çocuğu eğitme aracı değildir. Çocuklar da tıpkı biz yetişkinler gibi, keyif alarak, eğlenerek okumak isterler. Kitabın içinden yüzlerine doğru parmaklar sallanmasını istemezler. Tıpkı bizim de küçükken istemediğimiz gibi.

 Üstelik şimdi, dijital dünyanın labirentine önlenemez bir tutkuyla kapıldı çocuklar bir kere. Yasaklarla onları geride tutmamız mümkün de değil, anlamlı da değil. Yasaklarla örülü bir dünyada ne kişilik ne yaratıcılık gelişir. Kolay baş eğen, sinen, kabullenen bir çocuğunuz var deseler, hangimiz “aman ne iyi” deriz! Demeyiz. İsteriz ki, çocuğumuz özgürleşsin, kendini tanıyıp yaratıcılığını keşfetsin ve gözümüzü arkada bırakmayacak bir başarı yakalasın şu dünyada.

E o zaman, bırakalım kitaplarını özgürce seçsin çocuğumuz. Fantastik de okusun, polisiye de, çizgi roman da. Kitap okumaktan zevk alsın önce, hayallere dalsın, zorunlu okumalar yüzünden kitaptan soğumasın. Hayaller iyidir, içinde ejderhalar varsa da iyidir, pembe bulutlar, şövalyeler varsa da. Korkmayalım yani.

Çocuklar nasıl bir formülden yoğrulmuşsa, sandığımızın tersine, fantastik dünyaların kurmaca olduğunu pek güzel bilirler, hiç de karıştırmazlar dünyaları birbirine. Ama gerçek hayatta zor sorunlarla baş etmeleri gerekiyorsa, işte belki o zaman, bir kuşun kanadında uçup gitmek isterler! Kimse onları suçlayamaz da, yargılayamaz da, bu durumda.

Çocukların gerçeklerin dünyasından kopmamaları gerektiğini, hayallerle peynir gemisinin yürümeyeceğini, fantastiğin çocukların kafasını karıştırdığını söyleyenler, sosyal medyada sesini yükseltir oldu bir süredir. En gerçeküstünden daha gerçeküstü olan günümüz gerçekleriyle dağlayalım körpe zihinleri öyleyse! Bu mudur istedikleri! Hayret! Küreselleşmiş acılara bir çocuk nasıl katlanabilir, çaresizliğini her gün duyumsayarak nasıl büyür de, ideal sahibi, meslek sahibi olabilir! Bunların cevabı kesinlikle yoktur. Okuduğu fantastik kitaplarla bir çocuğun “bozulacağını” düşünenlere direnmek, çocuklar için ekmek ve su kadar elzem olan hayal dünyalarının beslenmesini engellemeye çalışanları “eğitmek” görevdir.

Hayallere tutunalım, bulutlarda süzülelim diye, bu ay uçuşan kitaplar öneriyorum. İrem Uşar’dan uykusuzluk çeken küçüklerle mırıl mırıl okumalık bir resimli öykü, Uykusunu Arayan Çocuk, Merve Atılgan’ın desenleriyle harika bir uyku macerası vaat ediyor (Günışığı Kitaplığı).

Zoran Drvenkar, ağırlık duygusunu yenmek isteyen, biraz kilolu, tatlı bir kızı, Yerde Ağır Gökte Hafif adlı kitabında hoop diye yerden yükseltivermiş (desenler: P. S Schössow, GK). Yalnızlıktan bunalıp bitlerle arkadaşlık kuran çocuğu, Pierre Elie Ferrier, Bitlerimi Geri Verin! adlı kitabında yazıp resimlemiş (çev. Azade Aslan, GK). Besbelli masallara farklı açılardan yaklaşmayı seven Sheri Radford, Bu Senin Bildiğin Peri Masallarından Değil adında bir kitap yazmış (des. Qin Leng, çev. Arzu Karacanlar, Güldünya Yayınları).

Yaşı az daha büyüklere, okullu çocuklara da bir öneri: Behiç Ak, hem yazıp hem resimlediği çocuk kitapları koleksiyonuna geçen ay yeni bir kitap ekledi. Yine hepimizi eğlenirken düşündüren, hayallere sürükleyen bir öykü anlattı. Çatıdaki Gezegen (GK) okurunu çatı katına çıkarıyor, ufka ve göğe baktırdığı gibi, Don Kişot’a, Moby Dick’e, Gulliver’in Maceraları’na da baktırıyor. Böyle yazarlar birer hayal adası yaratırlar; birinden diğerine geçebileceğimiz, gündeliğin sıkıntılarından azade keyifli zaman geçireceğimiz, eğlence adaları. Haydi, küçüklerle el ele, kitap sayfalarına dalalım… mutluluk veren hayal adasına çıkış burada!

 

* Bu yazı, Happy Nest Bülteni’nin Aralık 2016 sayısında, yazarın Gönül Çelen adlı köşesinde yayımlanmıştır.